Beyazdunya ailesiyle yeniden buluşuyoruz; bu kez konu başlığımız İşlem önceliğinde köşeli parantez ne işe yarar.
İşlem Önceliğinde Köşeli Parantez Ne İşe Yarar? Matematikten Topluma Bir Düzen Okuması
Bazen çok basit görünen bir kuralın arkasında, toplumun işleyişini anlamamıza yardımcı olacak şaşırtıcı bir fikir bulabiliriz. İşlem önceliğinde köşeli parantez de bana bunu düşündürüyor. İlk bakışta yalnızca matematiksel bir sembol gibi görünür: “[ ]”. Oysa biraz yakından bakınca, kimin önce dikkate alınacağını, hangi unsurun hangi sırada değerlendirileceğini belirleyen bir düzen fikriyle karşılaşırız. Gündelik hayatımızda da benzer biçimde davranışlarımızı yönlendiren kurallar, normlar ve beklentiler vardır.
İşlem Önceliğinde Köşeli Parantez Ne İşe Yarar?
Matematikte işlem önceliği, birden fazla işlemin bulunduğu ifadelerin hangi sırayla çözüleceğini belirleyen ortak kurallar bütünüdür. Genel olarak parantez veya diğer gruplama sembollerinin içindeki işlemler önce yapılır; ardından üsler, çarpma-bölme ve toplama-çıkarma gelir. OpenStax+1
Köşeli parantez çoğu durumda ikinci bir gruplama katmanı oluşturmak, özellikle iç içe işlemleri daha okunabilir hâle getirmek için kullanılır. Örneğin:
2 × [3 + (4 × 2)]
Burada önce yuvarlak parantez içindeki işlem, ardından köşeli parantez içindeki toplam ve son olarak dışarıdaki çarpma yapılır. Köşeli parantezin kendisi, yuvarlak parantezden matematiksel olarak “daha güçlü” değildir; esas işlevi, iç içe grupları birbirinden görsel olarak ayırarak hangi parçaların birlikte ele alınacağını açıklaştırmaktır. Mathematics LibreTexts+1
Matematikteki “öncelik” toplumsal hayatta da var mı?
Burada sosyolojik bir soru ortaya çıkıyor: Toplumda da bazı şeyleri diğerlerinden önce değerlendirmemizi sağlayan görünmez parantezler var mı?
Elbette var. Toplumsal normlar, belirli davranışların “doğru”, “yanlış”, “normal” veya “uygunsuz” kabul edilmesini sağlar. İnsanlar bu normları yalnızca dışarıdan gelen baskıyla değil, aile, okul, arkadaş çevresi, medya ve kültürel pratikler aracılığıyla öğrenir.
Matematikte parantez bize “önce buraya bak” der. Toplumda ise normlar çoğu zaman “önce bunu dikkate al” mesajını verir.
Toplumsal Normlar: Görünmez Parantezler
Bir çocuğun “erkekler ağlamaz” ya da “kız çocukları daha uslu olmalı” sözlerini defalarca duyması, yalnızca birkaç cümle öğrenmesi anlamına gelmez. Bu ifadeler zamanla davranışları değerlendiren bir ölçüte dönüşebilir.
Bu nedenle toplumsal normlar bireysel tercihlerden ibaret değildir. İnsanların neyi arzuladığını, hangi davranıştan utanacağını, hangi seçimi doğal göreceğini etkileyebilir.
OECD araştırmaları, kadın ve erkeklerin ücretli ve ücretsiz emek alanlarındaki farklılıklarının yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını; toplumsal cinsiyet normlarının ekonomik, politik ve kurumsal koşullarla birlikte bu eşitsizlikleri yeniden ürettiğini gösteriyor. OECD+1
Cinsiyet rolleri ve “öncelik” meselesi
Ev içindeki iş bölümünü düşünelim. Bir ailede kadın çalışıyor, erkek çalışıyor ve eve bir çocuk geliyor. Kimin kariyerinin yavaşlayacağına dair karar verilirken “anne daha iyi bakar” düşüncesi devreye girebilir.
Burada kişisel bir karar gibi görünen şeyin arkasında kültürel bir beklenti bulunur.
OECD’nin zaman kullanımı araştırmalarını temel alan çalışmaları, kadınların dünya genelinde erkeklerden iki ila on kat daha fazla ücretsiz bakım emeği harcayabildiğini gösteriyor. Bu farkın toplumsal cinsiyet rolleri ve ayrımcı sosyal kurumlarla bağlantılı olduğu belirtiliyor. OECD
Daha güncel OECD verileri de kadınların daha fazla ücretsiz emek üstlendiğini, bunun çalışma saatlerini, gelirlerini ve uzun vadede emeklilik haklarını etkileyebildiğini ortaya koyuyor. OECD
Kültürel Pratikler ve Güç İlişkileri
Kültür, yalnızca yemeklerden, kıyafetlerden veya bayramlardan oluşmaz. Kimin konuşacağı, kimin karar vereceği, kimin bakım sağlayacağı ve kimin otorite kabul edileceği de kültürel pratiklerle şekillenir.
Evden iş yerine uzanan eşitsizlik
Örneğin “erkek evin geçimini sağlar” düşüncesi, erkeğin ücretli emeğini merkeze alırken kadınların ev içindeki ücretsiz emeğini görünmezleştirebilir. OECD’nin SIGI araştırmasına göre dünya nüfusunun %45’i işlerin kıt olduğu koşullarda erkeklerin kadınlardan daha fazla işe erişim hakkı olması gerektiğini düşünüyor; %35’i ise kadının eşinden daha fazla kazanmasının sorun yaratacağını belirtiyor. OECD
Bu veriler bana matematikteki gruplama sembollerini yeniden düşündürüyor. Çünkü toplumsal yaşamda da bazı insanlar veya faaliyetler sanki görünmez bir parantezin içine alınırken diğerleri dışarıda bırakılabiliyor.
Buradaki mesele yalnızca kadınların veya erkeklerin bireysel tercihleri değil; güç ilişkilerinin hangi tercihler için daha fazla alan açtığıdır.
Toplumsal adalet İçin Parantezleri Yeniden Düşünmek
Sosyolojik bakışın önemli taraflarından biri, “Bu kişi neden böyle davranıyor?” sorusunun yanında “Bu davranışı mümkün veya zorunlu hâle getiren toplumsal koşullar neler?” sorusunu da sormasıdır.
Bir baba çocuk bakımına daha fazla zaman ayırmak istediğinde iş yerindeki kültür bunu “kariyerden vazgeçmek” olarak görüyorsa, yalnızca bireysel iradeden söz etmek eksik kalır. Benzer şekilde bir kadının kariyerini bırakması yalnızca kişisel seçim olarak değerlendirildiğinde bakım hizmetlerinin yetersizliği, ücret farklılıkları ve aile beklentileri görünmezleşebilir.
2025 tarihli OECD değerlendirmesi, toplumsal cinsiyet normlarının; bakım hizmetleri, aile izinleri, çalışma koşulları ve ücret politikalarıyla etkileşerek eşitsizlikleri güçlendirebildiğini vurguluyor. OECD
Eşitsizlik Nasıl Yeniden Üretiliyor?
Bence burada en önemli nokta şu: Eşitsizlik her zaman açık bir yasak biçiminde ortaya çıkmaz. Bazen bir beklenti, alışkanlık veya “zaten böyle olur” düşüncesi olarak karşımıza çıkar.
Bir toplantıda erkeklerin daha sık sözünün kesilmemesi, kadınların ise daha fazla arabuluculuk yapmasının beklenmesi; aile içinde bakım sorumluluğunun otomatik olarak bir kişiye yüklenmesi; belirli mesleklerin kadınlara veya erkeklere daha uygun görülmesi aynı mekanizmanın farklı görünümleri olabilir.
Toplumsal yapı bireyi etkilerken birey de bu yapıyı yeniden üretir veya değiştirebilir. Güncel araştırmaların önemli bir bölümü de sosyal normların yalnızca baskı mekanizması olmadığını, değiştirilebilir olduğunu tartışıyor. UN Women’ın 2025 çalışması, aile, devlet, piyasa ve topluluk gibi kurumların toplumsal cinsiyet normlarının oluşumunda rol oynadığını ve norm değişiminin bu kurumlarla birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor. UN Women Knowledge Hub
Sonuç: Hangi Parantezin İçindeyiz?
İşlem önceliğinde köşeli parantez, karmaşık bir ifadenin hangi bölümünü birlikte değerlendireceğimizi anlamamıza yardım eder. Toplumda ise görünür veya görünmez “parantezler” insanların rollerini, beklentilerini ve hareket alanlarını şekillendirebilir.
Belki sosyolojik düşünmenin başlangıç noktası da burada: Bana doğal görünen şey gerçekten doğal mı, yoksa uzun zamandır aynı şekilde uygulandığı için mi öyle geliyor?
Kendi hayatınızda hangi toplumsal normların kararlarınızı etkilediğini hiç düşündünüz mü? Cinsiyet rolleri, aile beklentileri veya kültürel alışkanlıklar sizin seçimlerinize nasıl yön verdi? Hiç “böyle olması gerektiğini” düşündüğünüz bir şeyin aslında toplumsal bir kural olduğunu fark ettiğiniz oldu mu?